Yapay zekâ dünyasının en dikkat çekici genç girişimcilerinden biri, yalnızca birkaç ay içerisinde Silikon Vadisi’nin en değerli yeni AI şirketlerinden birini ortaya çıkardı.
23 yaşındaki Noah Shinn tarafından kurulan kişisel yapay zekâ ajanı Instinct, 28 Eylül’de 1 milyar dolarlık Series C yatırım turunu duyurdu. Yeni yatırımla birlikte şirketin değerlemesi 10 milyar dolara ulaştı.
Rakamı daha çarpıcı hale getiren ise Instinct’in yalnızca yaklaşık bir ay önceki değerlemesi.
Şirketin önceki 250 milyon dolarlık yatırımında değerlemesi 2,5 milyar dolar seviyesindeydi. Son turla birlikte bu rakam yaklaşık bir ay içerisinde dört katına çıkmış oldu.
Yeni yatırım turuna teknoloji dünyasının en önemli yatırım şirketlerinden Sequoia Capital, Benchmark ve Coatue katıldı.
Ancak Instinct’i ilginç hale getiren yalnızca aldığı yatırım değil.
Şirket, yapay zekâyı soru sorup cevap aldığımız bir sohbet botundan çıkararak günlük işlerimizi bizim adımıza gerçekleştiren bir kişisel AI ajanına dönüştürmeye çalışıyor.
Instinct nedir?
Instinct’in temel fikri oldukça basit:
Kullanıcı yapay zekâya ne istediğini söylüyor, AI ise yalnızca nasıl yapılacağını anlatmak yerine mümkün olduğunca işi kendisi tamamlamaya çalışıyor.
Örneğin Instinct’ten bir seyahat planlaması, haftalık market alışverişini organize etmesi veya artık kullanılmayan bir aboneliği iptal etmesi istenebiliyor.
Şirketin açıklamasına göre sistem kendi telefonu ve bilgisayarını kullanarak verilen görevleri baştan sona gerçekleştirebiliyor.
Kullanıcının yapması gereken ise Instinct’e mesaj göndermek veya onunla konuşmak.
Bu yaklaşım, son dönemde hızla büyüyen “agentic AI” yarışının temelini oluşturuyor. Chatbotlar kullanıcılara bilgi verirken AI ajanları kullanıcının adına harekete geçmeye çalışıyor.
Instinct de tam olarak bu ikinci kategoriye oynuyor.
Restoranı bile sizin yerinize arayabiliyor
Instinct’in son dönemde geliştirdiği özelliklerden biri Instinct Concierge.
Bu sistem, internet üzerinden birkaç tıklamayla tamamlanamayan daha karmaşık günlük işlere odaklanıyor.
Örneğin çevrim içi rezervasyon kabul etmeyen bir restoranı aramak, diş hekiminin iptal listesinden randevu yakalamaya çalışmak veya kablo faturasıyla ilgili bir problemi çözmek gibi telefon görüşmesi gerektiren işler Instinct’e bırakılabiliyor.
Buradaki değişim önemli.
Yapay zekâ artık yalnızca kullanıcıya “restoranın telefon numarası bu” demiyor. Hedef, o telefonu kullanıcının yerine arayarak süreci ilerletebilmesi.
Bu da kişisel AI ajanlarının gelecekte nasıl kullanılabileceğine dair daha somut bir örnek oluşturuyor.
Sizin AI’ınız eşinizin AI’ıyla konuşabiliyor
Instinct’in en sıra dışı özelliklerinden biri ise Trusted Person Network.
Bu sistemde kullanıcının Instinct ajanı, güvenilir kişiler listesine eklenen başka kullanıcıların Instinct ajanlarıyla doğrudan iletişim kurabiliyor.
Örneğin iki kişinin hafta sonu için plan yapmak istediğini düşünelim.
Normalde bir taraf uygun olduğu tarihleri karşı tarafa gönderiyor, diğer kişi kendi takvimini kontrol ediyor, saatler belirleniyor ve plan değişirse konuşma yeniden başlıyor.
Instinct’in yaklaşımında ise iki kullanıcının AI ajanları bu koordinasyonun bir bölümünü kendi aralarında gerçekleştirebiliyor.
Şirketin verdiği kullanım örnekleri arasında eşle ortak plan yapmak, arkadaşlarla hafta sonu gezisi düzenlemek, iş arkadaşlarıyla uygun zamanı belirlemek ve düzenli etkinlikleri organize etmek bulunuyor.
Sistem ayrıca PDF, görsel ve elektronik tablo gibi dosyaların ajanlar arasında paylaşılmasını da destekliyor.
Burada önemli bir sınır bulunuyor: Instinct, ajanlar arası iletişimi kullanıcının belirlediği Trusted Person ağıyla sınırlandırdığını söylüyor.
23 yaşındaki Noah Shinn kim?
Instinct’in yükselişini daha dikkat çekici hale getiren unsurlardan biri kurucusunun yaşı.
Noah Shinn henüz 23 yaşında.
Shinn, Northeastern University’de eğitim gördü ancak üniversiteden ayrılarak yapay zekâ çalışmalarına yöneldi.
Henüz Instinct’i kurmadan önce AI ajanları konusunda akademik çalışmalara katılmıştı. Shinn, dil modellerinin hatalarından “düşünerek” öğrenmesine odaklanan Reflexion adlı araştırmanın ilk yazarı olarak da biliniyor.
Daha sonra kurumsal AI ajanları geliştiren Sierra’da araştırmacı olarak çalıştı.
Ardından 2025 yılında Instinct’i kurdu.
Dolayısıyla Shinn’in hikâyesi yalnızca “23 yaşında milyarlarca dolarlık şirket kurdu” şeklinde başlayan klasik bir genç girişimci hikâyesinden biraz farklı.
Instinct’ten önce de doğrudan AI ajanlarının nasıl çalıştığı ve başarısız olduğu üzerine çalışan bir araştırmacıydı.
Değerlemesi bir ayda dört katına çıktı
Yine de yatırım tarafındaki büyümenin hızı olağanüstü.
Instinct’in yaklaşık bir ay önce açıkladığı yatırım turunda şirket 250 milyon dolar toplamış ve 2,5 milyar dolar değerlemeye ulaşmıştı.
Şimdi ise şirket 1 milyar dolar daha yatırım aldı.
Yeni değerleme:
10 milyar dolar.
Başka bir ifadeyle yatırımcıların Instinct’e biçtiği değer yaklaşık bir ay içerisinde dört katına çıktı.
Bunun arkasında yalnızca Instinct’e yönelik ilgi değil, teknoloji sektörünün genelinde AI ajanlarına yönelik büyüyen yatırım iştahı da bulunuyor.
Yatırımcıların temel beklentisi, yapay zekânın önümüzdeki dönemde yalnızca insanların kullandığı uygulamaların içinde çalışan bir özellik olmaktan çıkması.
Bunun yerine AI’ın uygulamaları ve servisleri kullanıcının adına kullanan yeni bir arayüze dönüşmesi bekleniyor.
Hâlâ erken erişimde
10 milyar dolarlık değerlemeye rağmen Instinct’in henüz olgunlaşmış kitlesel bir tüketici ürünü olmadığını belirtmek gerekiyor.
Şirket ürünü erken erişim aşamasında tutuyor.
Bu durum yeni yatırımın büyüklüğünü daha da dikkat çekici hale getirirken aynı zamanda şirketin önündeki riskleri de artırıyor.
Çünkü kişisel bir AI ajanının gerçekten kullanışlı olabilmesi için takvim, mesajlar, konum, hesaplar ve bazı durumlarda ödeme bilgileri gibi son derece hassas alanlarla çalışması gerekiyor.
Instinct bu konuda izole çalışma ortamları, kısa süreli yerel kimlik bilgileri ve kimlik doğrulamalı araç kullanımı gibi güvenlik mekanizmaları geliştirdiğini söylüyor.
Şirket ayrıca yapay zekânın bir yanıt vermeden veya işlem gerçekleştirmeden önce olası halüsinasyonları yakalamayı amaçlayan yeni bir kontrol sistemi üzerinde çalışıyor.
Ancak kişisel AI ajanlarının yaygınlaşmasında en büyük sınavlardan biri yine de güven olacak.
Bir chatbotun yanlış cevap vermesi başka, kullanıcının adına hareket eden bir yapay zekânın yanlış rezervasyon yapması veya yanlış işlemi gerçekleştirmesi başka bir problem.
10 milyar dolarlık bahis aslında kişisel AI ajanlarına
Instinct’in 10 milyar dolarlık değerlemesi yalnızca Noah Shinn’in şirketine yönelik bir yatırım olarak görülmemeli.
Bu aynı zamanda teknoloji dünyasının kişisel AI ajanlarının geleceğine yaptığı büyük bahislerden biri.
Bugün yapay zekâyı açıp ona bir soru soruyoruz.
Instinct gibi şirketlerin kurmaya çalıştığı gelecekte ise kullanıcı yalnızca:
“Bunu benim için hallet.”
diyecek.
Yapay zekâ restoranı arayacak, rezervasyonu yapacak, seyahati planlayacak, alışverişi organize edecek ve gerektiğinde başka insanların AI ajanlarıyla koordinasyon kuracak.
Henüz bu vizyonun ne kadarının geniş kitleler tarafından benimseneceği belli değil.
Ancak 23 yaşındaki Noah Shinn’in yaklaşık bir yıl önce kurduğu bir şirketin bugün 10 milyar dolar değerlemeye ulaşması, yatırımcıların bu geleceğin çok uzakta olmadığını düşündüğünü açıkça gösteriyor.










