Yapay zekâ yarışında milyarlarca doların yalnızca model geliştiren şirketlere aktığını düşünüyorsanız, Snorkel AI’ın son bir yıldaki büyümesi bu tabloya farklı bir açıdan bakmayı gerektiriyor.
Stanford AI Lab kökenli Snorkel AI, yeni yatırım turunda 350 milyon dolar topladı ve 3,5 milyar dolar değerlemeye ulaştı.
Ancak şirketin yatırım miktarından daha dikkat çekici bir rakamı var.
Snorkel AI’ın yıllıklandırılmış geliri yaklaşık bir yıl önce 20 milyon dolar seviyesindeydi.
Bugün ise 350 milyon doların üzerinde.
Şirketin kendi açıkladığı en güncel rakam ise 375 milyon dolar.
Başka bir ifadeyle Snorkel AI, yaklaşık bir yılda gelir ölçeğini 17 kattan fazla büyüttü.
Peki çoğu tüketicinin adını dahi duymadığı bir şirket bunu nasıl başardı?
Cevap, ChatGPT, Claude ve Gemini gibi gelişmiş yapay zekâ sistemlerinin arkasındaki en kritik hammaddelerden birinde yatıyor:
Veri.
Snorkel AI ne yapıyor?
Snorkel AI’ın hikâyesi Stanford Üniversitesi’nde başladı.
Şirket, Stanford AI Lab’deki araştırmalardan doğdu ve 2019 yılında kuruldu. Temel fikir, yapay zekâ sistemlerini geliştirmek için gereken verilerin hazırlanma biçimini değiştirmekti.
İlk yıllarında ağırlıklı olarak şirketlerin kendi AI eğitim verilerini oluşturmasına yardımcı olan yazılımlar geliştiriyordu.
Fakat yapay zekâ sektörünün değişmesi Snorkel’ın iş modelini de değiştirdi.
Bugünün en gelişmiş AI modellerinin ihtiyacı artık internette bulunan milyarlarca sıradan metinden ibaret değil.
Modellerin giderek daha karmaşık görevleri öğrenmesi gerekiyor.
Kod yazmak.
Hukuki belgeleri değerlendirmek.
Tıbbi problemleri çözmek.
Araç kullanmak.
Birden fazla adımı bulunan görevleri tamamlamak.
AI ajanlarının gerçek dünyadaki görevleri yerine getirmesini sağlamak.
Bütün bunlar çok daha kaliteli ve uzmanlık gerektiren eğitim verilerine ihtiyaç duyuyor.
Snorkel AI’ın büyümesi tam olarak burada hızlandı.
20 milyon dolardan 350 milyon doların üzerine
Şirket, Eylül 2025’te Data-as-a-Service, yani hizmet olarak veri işini başlattı.
Sonrası oldukça hızlı gelişti.
Snorkel AI’ın yıllıklandırılmış gelir seviyesi yaklaşık 20 milyon dolardan 350 milyon doların üzerine çıktı.
Şirket kendi son açıklamasında bu rakamın artık 375 milyon doları geçtiğini belirtiyor.
Bu, yaklaşık 18 katlık bir büyümeye karşılık geliyor.
Üstelik şirketin değerlemesi de aynı dönemde ciddi biçimde yükseldi.
Snorkel AI, Mayıs 2025’te gerçekleştirdiği 100 milyon dolarlık yatırım turunda 1,3 milyar dolar değerlemeye sahipti.
Yeni 350 milyon dolarlık Series E turunda ise değerleme 3,5 milyar dolara yükseldi.
Turun liderliğini Insight Partners ve S32 üstlenirken, mevcut yatırımcılar arasında Addition, Greylock ve Wells Fargo gibi isimler de yer aldı.
Yapay zekâ şirketlerine “zor sorular” hazırlıyor
Snorkel AI’ın yeni iş modelini anlamanın en kolay yolu bir öğretmen örneği üzerinden düşünmek.
Bir öğrenci temel matematiği öğrendikten sonra sürekli olarak:
“2 + 2 kaç eder?”
diye sormanın fazla faydası yoktur.
Öğrenciyi geliştirmek için giderek daha karmaşık sorular hazırlamak gerekir.
AI modellerinde de benzer bir durum yaşanıyor.
Bugünün gelişmiş modelleri internette bulunan sıradan soruların büyük bölümünü zaten çözebiliyor.
Dolayısıyla yeni modelleri geliştirmek için daha zor, daha özel ve daha gerçekçi problemler gerekiyor.
Snorkel tam olarak bu noktada devreye giriyor.
Şirket; kodlama, hukuk ve tıp gibi uzmanlık gerektiren alanlarda çalışan on binlerce uzmandan oluşan bir ağdan yararlanıyor.
Bu uzmanlar AI sistemlerinin üzerinde çalışacağı senaryoları, görevleri ve değerlendirme kriterlerini oluşturuyor.
Ardından Snorkel’ın AI sistemleri sürecin büyük bölümünü otomatikleştirmeye yardımcı oluyor.
Yani ilginç şekilde:
İnsanlar yapay zekâyı eğitiyor, yapay zekâ da insanların daha iyi eğitim verisi üretmesine yardım ediyor.
Reinforcement learning için sanal ortamlar oluşturuyor
İşin bir diğer önemli tarafı ise reinforcement learning, yani pekiştirmeli öğrenme.
Yeni nesil AI sistemlerinin yalnızca doğru cevabı ezberlemesi yeterli değil.
Bir görevi gerçekleştirmeyi denemesi, sonucunu görmesi ve başarılı olup olmadığına göre öğrenmesi gerekiyor.
Bunun için AI modellerinin çalışabileceği kontrollü ortamlar oluşturuluyor.
Örneğin bir kodlama ajanına gerçek bir yazılım problemi verilebilir.
Ajan problemi çözmeye çalışır.
Kod çalıştırılır.
Testler uygulanır.
Sonucun doğru olup olmadığı değerlendirilir.
AI daha sonra bu geri bildirim üzerinden geliştirilebilir.
Snorkel AI artık yalnızca hazır veri setleri değil, modellerin bu tür görevleri öğrenebileceği reinforcement-learning ortamları da oluşturuyor.
Frontier AI laboratuvarlarından gelen talebin hızla büyümesinin nedenlerinden biri de bu.
AI büyüdükçe veri daha değerli hale geliyor
Yapay zekâ sektöründe son birkaç yıldır yatırımcıların en fazla konuştuğu konuların başında işlem gücü geliyor.
NVIDIA GPU’ları.
Dev veri merkezleri.
Yüz binlerce AI hızlandırıcısı.
Milyarlarca dolarlık enerji yatırımları.
Fakat dünyanın en güçlü GPU sistemine sahip olmak tek başına en iyi modeli oluşturmak için yeterli değil.
Modelin neyi öğreneceğini de belirlemek gerekiyor.
İşte Snorkel AI’ın büyümesi sektörün bu tarafındaki değişimi gösteriyor.
AI modelleri geliştikçe kaliteli veri bulmak kolaylaşmıyor.
Tam tersine zorlaşıyor.
Çünkü modellerin öğrenmesi gereken problemler giderek daha uzmanlık gerektiren alanlara kayıyor.
Basit internet verisinin yerini doktorların, yazılım mühendislerinin, hukukçuların ve diğer uzmanların katkısıyla oluşturulan çok daha karmaşık eğitim materyalleri almaya başlıyor.
Scale AI sonrasında pazar daha da hareketlendi
AI eğitim verisi sektörü son dönemde yatırımcıların en fazla dikkat ettiği alanlardan biri haline geldi.
Bunun en büyük örneklerinden biri Scale AI oldu.
Meta’nın 2025 yılında Scale AI’a yaptığı dev yatırım, AI şirketlerinin eğitim verisine ne kadar stratejik önem verdiğini açık biçimde ortaya koydu.
O tarihten sonra Mercor, Surge AI ve Snorkel AI gibi şirketler de yatırımcıların radarına daha güçlü biçimde girdi.
Fakat Snorkel’ın yaklaşımı klasik veri etiketleme şirketlerinden biraz farklı.
Şirket yalnızca insanları kullanarak verileri etiketlemek yerine insan uzmanlığını özel AI modelleri ve ajanlarla birleştiren bir sistem kurmaya çalışıyor.
Bu da daha karmaşık veri üretimini ölçeklendirmesine imkân veriyor.
Şirket bu yıl kârlı olmayı hedefliyor
Yeni yatırım yalnızca mevcut operasyonları büyütmek için kullanılmayacak.
Snorkel AI araştırmacı ve mühendis kadrosunu genişletmeyi, kurumsal şirketlere ve ABD kamu kurumlarına yönelik faaliyetlerini büyütmeyi planlıyor.
Şirket ayrıca üçüncü taraf AI modellerinin değerlendirilmesine yönelik çalışmalarını genişletmek ve yeni sektörlere girmek istiyor.
Büyüme hızına rağmen şirket yönetiminin hedeflerinden biri de 2026 sonuna kadar kârlılığa ulaşmak.
Bu gerçekleşirse Snorkel’ın hikâyesi yalnızca yüksek değerlemeli başka bir AI girişiminden daha fazlasına dönüşebilir.
AI yarışında herkes model üretmek zorunda değil
Snorkel AI’ın hikâyesinin girişimciler açısından belki de en ilginç tarafı burada.
Şirket ChatGPT’nin rakibini üretmedi.
Yeni bir tüketici chatbot’u geliştirmedi.
Kendi dev temel modelini oluşturmak için milyarlarca dolar harcamadı.
Bunun yerine AI modellerinin gelişebilmesi için giderek daha fazla ihtiyaç duyulan bir problemi çözdü:
Daha kaliteli eğitim verisi.
Yaklaşık bir yıl içerisinde 20 milyon dolardan 350 milyon doların üzerine çıkan yıllıklandırılmış gelir de bu ihtiyacın ne kadar hızlı büyüdüğünü gösteriyor.
Yapay zekâ yarışının kazananları yalnızca dünyanın en güçlü modellerini geliştiren şirketler olmayabilir.
Onlara veri sağlayan, modelleri değerlendiren, altyapısını kuran ve yeni nesil AI sistemlerinin öğrenebileceği ortamları hazırlayan şirketler de bu ekonominin dev oyuncularına dönüşebilir.
Snorkel AI’ın 3,5 milyar dolarlık değerlemeye ulaşması bunun en güncel örneklerinden biri.
Kaynaklar









